Kimi zaman kelimeler yetersiz kalır, ama zihin susmaz. Gün boyunca çevrilen binlerce düşünce, gece yatağa uzanıldığında sahneye çıkar. Bazısı geçmişe ait, bazısı yarınlara…
İşte tam da o anlarda yazmak, bir tür terapiye dönüşür. Ne tam planlı ne de tamamen rastlantısal… Düşünceler dökülürken fark edilir: Bazen bir satır, bir günün yükünü alabilir.
Sessizliğin içinde konuşanlar tam olarak o anların bir yansıması. Ne zaman bir şeyler içten içe kıpırdasa, burada buluşacağız. Çünkü bazı düşünceler sesli söylenmez, yazıyla yaşar.


