Geceye Dair
  1. Anasayfa
  2. Günce
Trendlerdeki Yazı

Geceye Dair

Kelimelerin sessizlikle yarıştığı bir geceden kalan satırlar

2

Geceyi severim… Kahveyi de… Mahallemdeki baykuşun sesiyle tamamlanır gecelerim. Herkes uykudayken, dünya biraz daha yavaş döner gibi gelir bana. O yavaşlıkta, elimdeki kitabın satırları daha derin, içtiğim kahvenin kokusu daha yoğun, düşüncelerimse daha berraktır. Baykuşun sesi, kitap sayfalarının hışırtısına karışır; bazen bir şiirin son mısrasına, bazen zihnimin dip köşelerinde dolaşan bir cümleye dönüşür.

“Derdi olan insanlar geceleri uyuyamaz” derler. Doğrudur da. Ama bir de dertlendiği şeyleri olanlar vardır. Dertlerini seçmiş, onları elinde tutmayı tercih etmiş, onları sahiplenmiş insanlar… Ben onlardanım galiba. Dertlendiklerimden şikâyetçi değilim. Onlar beni ben yapan, yolumu çizdiren işaret taşları gibi. Herkesin uyumaya çalıştığı bir saatte, ben bir fincan kahveyle içime dalarım. Kitaplarımı açar, altını çizmeye kıyamadığım satırlara bakar, geçmişten bugüne yürüyen sessiz bir yolculuğa çıkarım.

Gece olunca çöken sessizliği seviyorum. Gündüzler gürültülü… Ama gece… Gece, gündüzün telaşından arınmış; sakin, sade ve bana ait bir alan gibi. O yüzden huzurlu. O yüzden gerçek.

Kimi zaman sustuklarımın anlamını gece anlıyorum. Kelimelerle anlatamadığım duygularımı, gecenin sessizliğinde kendime itiraf ediyorum. Kahvemin kokusu, içimde kıpırdayan cümlelere eşlik ediyor. Ve mahallemdeki o tanıdık baykuş, her gece bana “buradasın” diyor sanki.

Bu yüzden geceyi seviyorum. Çünkü gece, kimsenin göremediği ben’e açılan bir kapı.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 2
    be_endim
    Beğendim
  • 2
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

İnsanı anlamaya çalışan bir sosyoloğum. Aileyi bir yapıdan çok, yaşayan bir organizma gibi gören bir danışmanım. Mesleği, kişilikle değil de kimlikle buluşturmaya inanan bir kariyer yol arkadaşıyım.Hayatın sorularını da cevaplarını da tek bir alanda aramıyorum. Çünkü biliyorum ki bir insanı anlamak, sadece onun söylediklerini değil, sustuklarını da duymayı gerektirir. İşte bu blogda, duymaya, anlamaya ve aktarmaya çalıştığım ne varsa; kimi zaman bir deneme, kimi zaman içten bir günce, kimi zaman da bir yol arkadaşı notu olarak seninle buluşacak.İçinden geçip gittiğimiz hayatın, sadece başımıza gelenler değil; nasıl anlam yüklediğimiz şeyler olduğunu düşünen biriyim. Yazarken niyetim bilgi vermek değil; bazen birlikte durup düşünmek, bazen sessizliğe bir isim koymak, bazen de bir cümlede kendimizi bulmak.Çünkü insan insana iyi gelir. Kelimelerse en güzel aracıdır.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen İnsan Olduğunuzu Doğrulayın.


Yorumlar (2)

  1. Sessizliğin içinden yankılanan duygular… Her satırında geceye dokunan bir içtenlik var. Karanlık korkutmuyor, aksine insanı içine alıp konuşturuyor. Kalemine sağlık, geceyi böyle hissettiren çok az yazı okudum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen İnsan Olduğunuzu Doğrulayın.